Haber SAYI-6

Alanya Kültür ve Sanat Konusunda da En İyisini Hak Ediyor, Lotus Atölye’yi Bunun İçin Açtık”

Lotus Atölye’den Çağla ve Koray Sarıdoğan: “Alanya Kültür Sanat Konusunda da En İyisini Hak Ediyor, Lotus
Atölye’yi Bunun İçin Açtık”

Alanya’nın kültür sanat çevresi geçtiğimiz haftalarda yeni bir adrese sahip oldu: Lotus Atölye… Yaratıcı Drama’dan Mandala’ya, Yaratıcı Yazarlık’tan Hızlı Okuma’ya hatta Osmanlı Türkçesine dek geniş bir yelpazede atölye dersleri veren Lotus Atölye, yaşamlarını sanat ve bilgi sevgisiyle birleştirdiklerini söyleyen Çağla ve Koray Sarıdoğan’ın bir
girişimi olarak ortaya çıkmış. Biz de VIP Alanya’nın bu sayısında Lotus Atölye’yi ve kurucularını konuk etmek istedik.

En baştan başlayalım, Alanya’da böyle bir yer açma fikri nereden ortaya çıktı?

K.S.: Ben Alanya’da büyüdüm, ama üniversiteden sonra 10 yıl kadar Çanakkale ve İstanbul’da çalıştım ve yaşadım. Yıllar sonra evlenince eşim burayı çok sevdiği için buraya taşınmayı önerdi. Sürekli gidip geliyordum
ama içinde yaşamaya başlayınca, Alanya’nın çocukluğumdaki imkanları kısıtlı, küçük sahil şehri olmadığını fark ettim. Burada artık kültüre ve sanata ilgi gösteren çok insan olduğunu ama bu insanları bir araya getirecek adreslerin azlığını fark edince, Lotus Atölye için kolları sıvamak istedik. Ama aslında Çağla’nın fikridir.
Ç.S.: Benim fikrimdi ama birkaç yıl sonra düşünüyorduk. Fakat hem gördüğümüz ilgi hem de heyecanımızdan ötürü erkene almaya karar verdik. Özellikle Yaratıcı Drama öğretmenliği yaptığım Alanya Doğa Okulları’nda gerek öğrenciler, gerek velilerin Yaratıcı Drama başta olmak üzere sanata olan ilgisi beni motive etti. Atölyeyi açtığımızdan bu yana tanımadığımız birçok sanat sever insanla tanışınca kararımızın doğru olduğunu anladık.

Peki özellikle “Atölye” olmasının bir anlamı var mı? Mesela neden “sanat okulu” değil?
Ç.S. : Bunun en önemli sebebi didaktik, katılımcıya üstten bakan, birisinin anlatıp ötekinin dinlediği klasik öğrenim anlayışından uzak durmak istemek. Atölye nedir; ürettiğin, üreterek öğrendiğin yerdir. Burada eğitmenler tahtaya çıkıp tek başına bir şeyler anlatmıyor. Bütün derslerde katılımcı ve eğitmen birlikte üretiyor, uygulayarak öğreniyor,
kolektif katılım veya beyin fırtınasıyla yapılıyor her şey.

K.S.: Öğrenci yerine katılımcı dememizin de nedeni bu. “Bilgiyi talep eden, bu yüzden de atölyeye katılan”anlamında kullandık bunu. Yaratıcı Yazarlık’ta mesela, sadece “bu böyle yazılır, bu böyle okunur,” deyip dersten çıkmıyoruz. Her derste mutlaka yazma pratiği yapıyoruz. Bazen öğrenciler kendi kendilerine, bazen birbirleriyle ortak bir öykü veya şiir oluşturuyorlar. Sonra da bunun analizini yapıyoruz. Yaratıcı Drama da öyle; zaten kolektif bir alan, katılımcılar ve eğitmenin tüm aşamalarını birlikte canlandırma ve hareketlerle gerçekleştirdikleri bir disiplin.

Tam da sırası gelmişken, hangi derslere kimler giriyor ve kısaca eğitimler neler içeriyor öğrenebilir miyiz?

Ç.S.: Ben Yaratıcı Drama ve Mandala atölyelerine giriyorum; ayrıca bir de tiyatro ekibimiz var. Hem temel tiyatro ve drama dersleri alan hem de yıl sonuna oyun çıkaracak olan bir ortaokul ekibi bu. Yaratıcı Drama’yla ilgli
yanlış bir genel kanı var; tiyatro sanılıyor. Tiyatroyla kesişimleri olan bir alan, evet ama Yaratıcı Drama her yaştan bireyin kendini ifade etme, hayal gücünü geliştirme, bilişsel/duyusal beceleri güçlendirme, empati, özgüven ve iletişim becerilerine eşsiz katkı sağlayan bir disiplin. Sadece çocuklara değil, yetişkinlere açık bir alan, biz de yetişkinlere bu dersi veriyoruz. Bunu özellikle vurgulamak isterim. Mandala ise son dönemlerde boyama kitaplarıyla ünlü olan bir çizim tekniği. Tabii biz boyama değil sıfırdan kendi mandalanızı çizme becerisi sunuyoruz. Tarihine dönüp bakıldığında eski toplumların bir tür dua etme, içe dönme ve meditasyon yapma yöntemi olarak uyguladıkları, benzersiz bir çizim tekniği. Ritmik tekrarlarla, içten dışa özgürce yapılan çizimlerle hem psikolojik hem sanatsal becerilere hitap ediyor. K.S.: Ben de Yaratıcı Yazarlık, Hızlı Okuma ve Osmanlı Türkçesi atölyelerini
veriyorum. Yaratıcı Yazarlık denilince akla hemen şiir, öykü, roman yazmak geliyor, doğru da, ama ben iyi yazarlığın iyi okumaktan geçtiğini düşündüğüm için atölye derslerine metin analizlerini de ekliyorum. Birlikte kitap okuyor, onları analiz ederek yeni bakış açıları geliştiriyoruz. Yazmak sadece edebiyat yapmak değil düşünmenin, içe dönmenin de en iyi yoludur, atölyeyi de bu bakış açısıyla kuruyoruz. Tabii ki roman ve öykünün temel teorik bilgilerini de veriyoruz.Hızlı Okuma da az zaman çok kitap var diyenlere, işi gereği sürekli raporlar-belgeler veya eğitimi gereği paragraf sorularıyla, uzun makalelerle muhatap olmak durumunda kalanlara hitap ediyor. Göz kaslarını geliştirmek, blok okumayı ve okuduğunu akılda tutmayı öğrenmek isteyenler için hem özel hem sınıf
dersleri veriyoruz. Hızlı Okuma da az zaman çok kitap var diyenlere, işi gereği sürekli raporlar- belgeler veya eğitimi gereği paragraf sorularıyla, uzun makalelerle muhatap olmak durumunda kalanlara hitap ediyor. Göz kaslarını
geliştirmek, blok okumayı ve okuduğunu akılda tutmayı öğrenmek isteyenler için hem özel hem sınıf dersleri veriyoruz. Türk Dili ve Edebiyatı dalında yüksek lisans mezunuyum ve tezim de Osmanlı Türkçesi içerikliydi. Bu yüzden ilgi gösterenler için olarak Osmanlı Türkçesi dersini de atölyeye ekledik. Sizinle sohbetimizde, maddi kaygıdan başka beklentileriniz olduğunu söylemiştiniz. Bunu okurlarımızla da paylaşmak ister misiniz?
Ç.S.: Burası elbette teoride “kâr amaçlı bir kuruluş,” bunu göz ardı etmiyoruz. Ama eşimin de benim de zaten sahip olduğumuz işler var. Biz bunun rahatlığıyla aslında Alanya’nın kültür sanat ortamına bir katkı sunmak, burada bir çevre oluşturmak derdindeyiz. Atölyeler ücretli ama çok yakın zamanda tamamen ücretsiz atölyeler ve kulüpler de olacak. Kitap kulübümüz olacak mesela, belki ileride sinema kulübümüz olacak.

Neler olacak bu kulüplerde?
K.S.: Öncelikle bu kulüpler tamamen ücretsiz olacak. İnsanlar, periyodik olarak bir araya gelecekler, o ay belirledikleri bir veya iki kitabı okuduktan sonra üzerinde konuşacaklar. Okudukları başka kitaplar da konuşulacak. Belki bu sohbetlerin kayıtları tutulup web sitemiz lotusatolye.com’da paylaşılacak. Ç.S.: Hatta daha sonrası için yerel bir kültür-sanat-edebiyat projemiz de olabilir, konuşuyoruz ama zamanı var. Ortaokuldan üniversiteye öğrencilerin
ve katılmak isteyenlerin yazılarını içeren, mümkün olur da destek bulunursa ücretsiz dağıtılacak bir dergi.
Çok güzel, umarız hedeflerinize ulaşırsınız. Bizden bu kadar, son olarak söylemek istedikleriniz varsa alalım.
Ç.S.: Çok teşekkür ederiz bizi konuk ettiğiniz için. Yerimiz çok merkezde, şu an hafta sonu ve hafta içinde belli günler açıyoruz ama yakında daha sık burada olacağız. Kültüre sanata, edebiyata tiyatroya meraklı herkesi bekliyoruz. Ücretli atölyelere katılmak zorunda değiller buraya gelmek için. Buyursunlar, tanışalım, konuşalım.

K.S.: Asıl derdimiz bu zaten, Alanya’da kültürel bir merkez adres olmak. Belki bir süre sonra bunu bir kafeyle, bir dernekle daha hareketli hale getirebiliriz de. Az önce söylediğim gibi Alanya artık çok önemli, çok büyük bir şehir ve burada yaşayan herkes, her konuda olduğu gibi kültür sanat konusunda da daha iyisini hak ediyor.

Yazar Hakkında

Alanya Vip Dergisi